ÖĞRENCİLERDE SINAV KAYGISI


Bir üst öğrenim kurumuna girmek için sınavlarda başarının şart koşulduğu Türkiye’de doğal bir sonuç olarak ‘‘Sınav Kaygısı’’ adı altında bir problem ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin bu kaygıyı yaşamalarının altında ilkokuldan beri devam eden etkiler olabileceği gibi çevredeki birisinin söylediği bir söz de yatabiliyor.  Burada ki en hassas nokta öğrencinin karşılaştıklarına veya yaşadıklarına yükledikleri anlamla yine aynısı olacakmış gibi bir senaryo yaratmalarıdır. Sınavlara hazırlanan öğrencilerden bazıları hazırlık sürecini ve sınavları bir kriz dönemi veya tehdit edici bir unsur olarak düşündükleri için bu süreç onlara bir yük gibi gelebiliyor. Öğrencilerin ilk olarak yapabilecekleri en önemli davranış ‘Sınavlara’ ve ‘Sınavlara Hazırlık Sürecine’ yükledikleri anlamı ele almaktır. Bazı öğrenciler bu süreci ve sınavları ‘’kaygı verici bir durum,ya zor çıkarsa,ya başaramazsam,ailemin beklentilerini karşılayamazsam,SBS deki gibi heyecanlanırsam’’ şeklinde niteledikleri için sınavlara olan inançları da bunlar gibi olumsuz senaryolarla şekilleniyor. Her durumda sınavı bir fırsat olarak görüyorum diyen bir öğrencim var. Bu öğrenci için sınav hedeflerine ulaşmada bir fırsattır ve onu değerlendirmek için elinden gelenin en iyisini almış olduğu bu zihinsel güçle yapıyor. Sınavı hatırladığında korku verici değil,bir fırsat olarak gördüğü içindir muhtemelen, o öğrencimden hiç olumsuz bir kelime duymadım ve sınavla ilgili konuşmaktan zevk aldığı da her halinden belli oluyordu. Başka bir öğrencim sınavlarla ilgili görüşmek için geldiğinde YGS’nin konuşulduğu ortamda bile duramadığını ve o ortamdan hemen kaçtığını söylemişti çünkü öğrenci YGS karşısında kendisini bir fare olarak görüyordu. Burada ki fare algısı kendisinin sınava yüklediği anlamdan dolayı oluşan bir sonuçtur. Öğrenci olarak öncelikle bu sınava yüklediğimiz anlamı bizi kaygılandıracak,güçsüz ve değersiz hissedecek şekilde değil,bize katkı sağlayan,bizi motive eden ve bize güç veren bir inanç olarak belirlemeniz size katkı sunacaktır.

   Bazı öğrenciler daha sınava girmeden olumsuza odaklanıp aynı şekilde olumsuz senaryolar kurarak işin içinden çıkamayacak duruma kendilerini getirebiliyorlar. Bazı öğrencilerin kafalarında yarattıkları senaryoların gerçekleşme ihtimali tabiî ki vardır ancak bu hayatta sadece olumsuz değil,olumlu sonuçlarda her durumda olduğu gibi ‘’Sınavlar’’ içinde mutlaka vardır. Biz insanoğlu olarak seçimlerimizle hayatımıza yön veririz ve olumlu sonuçlara odaklanmak,onları dikkate almak,başka bir ifadeyle pozitif sonuçlar çerçevesinde düşünmek ve davranmak bizim seçebileceğimiz bir alternatiftir ve yapılması gerekende aslında budur. Örneğin girecek olduğunuz üniversite sınavı zor bir sınavdır ama imkansız değildir. Sınavı kazanmak için ya da hedefiniz gerçekleştirmek için belkide çoğu kişinin sahip olmadığı bir çok imkana sahipsin. Sınavlar sonucunda ‘’Herhangi bir Yükseköğretim Kurumu’’na yerleşemediniz sonucuyla da karşılaşabilirsiniz ‘’1. tercihiniz olan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleştiniz. Tebrikler’’ sonucunu da görebilirsiniz.İhtimaller söz konusuysa neden lehimize olan ihtimali seçmeyelim?

Sınavlara hazırlanan öğrenciler çevreden bir çok olumsuz kişilerle karşılaşabiliyorlar. Bu kişiler bazen arkadaşları bazen de aileleri olabiliyor. Öğrencilerin çevre etkisini ortadan kaldıracak veya azaltacak önlemler ve çözümler uygulamaları onlar için önemli diye düşünüyorum. Bazı arkadaşları daha önce sınava girdiği için yaşadıkları olumsuzlukları ballandıra ballandıra anlatabiliyor ve öğrenci de müthiş etkilenebiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan bir tanesi sizi olumsuz etkileyen,motivasyonunuzu düşüren,cesaretinizi kıran,kaygılanmanıza neden olan arkadaşlardan uzak durmanızdır. Çünkü duygu bulaşıcıdır ve onların neden olduğu olumsuz duyguları hissetmek zorunda değilsiniz. Bu şekilde önleyici yaklaşmanız kaygı yaşamanızı engelleyecektir. Buna ek olarak çevredekiler sınavlarla ilgili kendi gerçeklerini  sanki bizde yaşayacakmışız gibi anlatırlar. Hal böyle olunca bazı öğrencilerde olumsuz şekilde etkilenirler. Bununla ilgili olarak şu  önemli noktaya değinmek istiyorum. Onların size anlattıkları sadece onların gerçeğidir. Yaşadıklarına yükledikleri anlamlarla bu sonuca varmışlar ve bu inanca göre hareket ediyorlar. Bizim seçim özgürlüğümüz olduğu için onların gerçeğini kabul etmemeyi kendi gerçeğimizi kabul etmeyi seçebilir ve onlara şu cevabı verebiliriz; ‘’Bu senin kendi gerçeğin,kabul etmek zorunda değilim, kendi gerçeğimi kabul etmeyi seçiyorum’’. Muhtemelen güzel bir yanıt olur. Bazı kişilerin karşısında bunu söyleyemezsek de içimizden o duyuyormuş gibi söyleyip ondan uzaklaşmamızda üzerimizde ki etkiyi değiştirecektir.

   Sınav Kaygısını önlemenin en etkin yollarından bazıları kelimelerimize dikkat etmemiz,olumlu telkinlerde bulunmamız,bardağın dolu kısmını görmemiz ve başaracağımıza olan inancımızı yitirmeden özgüvenle her gün yeniden uyanmamızdır. Türkçe de aynı anlama gelen ve etkilerinin çok farklı olduğu kelimeler vardır. Dolayısıyla ağzımızdan çıkan kelimelerin bizi olumsuz değil olumlu yönde etkileyeceği kelimeler olmasına özen göstermeliyiz.  Örneğin nasılsın sorusuna iyiyim de denilebilir muhteşemim de denilebilir. Ancak muhteşemim denildiğinde sizde ki ve çevredeki etkinin nasıl farklı olduğunu çok kolay görebiliriz. Başka bir örnek gözleri görmeyen birisine kör demekte görme engelli demekte aynı sonuca götürür ancak kör denildiğinde o kişiyi hor görme veya alay etme gibi bir etkide bırakabilirsiniz. Diğerinde ise saygı duyma ve nezaket mesajı verilmiş oluyor.

İç konuşmalar sınavlara hazırlanan öğrencilerde de görülebiliyor. Bu iç konuşmalar insanların üzerinde çok etkilidir çünkü bilinçaltımız onları da kolaylıkla içselleştirebiliyor. Bu yüzden iç konuşmalarımıza önem vereceğiz ve olumlu telkinler şeklinde bunları dile getireceğiz. Olumsuz cümleyle değil, olumlu cümleyle olmasını istediğinizi şimdiki zamanı kullanarak ifade edin. Örneğin  sınavda kaygılanmayacağım yerine sınava girdiğimde çok rahat şekilde sınavımı yapacağım/yapıyorum şeklinde telkinlerinizin olması size katkı veya katkılar sunacaktır. Sadece sınav sürecinde değil hayatın her anında bardağın dolu tarafını görmek alışkanlığımız olmalıdır. Çünkü sahip olmadıklarımız değil sahip olduklarımız hedefimizi gerçekleştirmemizde bize yardımcı olur.

   Daha iyi bir gelecek için fırsat sunan sınavlara önceden etkili şekilde hazırlanan bir öğrencinin aslında hiç kaygı yaşamaması gerekir. Çünkü bu sınav sadece bilgiyi ölçüyor,cevap şıkların birisindedir ve çoğu sorunun cevabını da aslında biliyorsunuzdur. Denemelerden çıkınca yapamadığınız soruların bir kısmını sonradan kolaylıkla yaptığınızı görür ve bildiğiniz halde nasıl yapamadığınıza şaşırırsınız. İşte bu size sınavın sadece bilgiyi ölçtüğünü gösteriyor.Bununla birlikte bilgilerinizin yanına özgüveninizi,başaracağınıza olan inancınızı,yüksek motivasyonunuzu da alarak gireceğiniz sınavlarda Maximum Performansı sergileyebilirsiniz.Ya unutursam ile ilgili kaygı verici senaryolar karşısında problem yaşayan arkadaşlara ise şunu söylemek istiyorum ki; beyniniz iyi öğrendiğiniz bir bilgiyi kolay unutmaz. Bu bilgi tekrar edilmezse ve aradan uzun bir zaman geçerse ancak unutulur. Bir düşünün bakalım ilkokuldan öğrendiğiniz hangi bilgileri hala hatırlıyorsunuz.  İlk okulda çalıştığımız çarpım tablosunu unutmayız çünkü matematik sayesinde öğrendiklerimizi pekiştiriyoruz tıpkı sınava hazırlık sürecinde öğrendiğimiz bilgileri test,deneme ve tekrar ederek pekiştirdiğimiz gibi.

   ‘’Sınav Kaygısı’’ isimli bir senaryoyu bazı  öğrenciler kendi zihinlerinde kendileri  yaratır. Halbuki zihnimiz meşgul olacak farklı,mükemmel,içimizi kıpır kıpır eden senaryoları da üretebilir. Odağınız,bakış açınız,düşünceleriniz sizi bu süreçte yöneten güçlerdir ve onlara sizi hedefe götürecek komutlar veya girdiler yüklemelisiniz.

Seçme özgürlüğümüzü kullanarak hak ettiğimiz muhteşem duyguları yaşatacak ve bizi hedefe götürecek zihinsel senaryolar oluşturmanız dileğiyle.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir