KAZAN KAZAN

Sürekli babasından bisiklet almasını isteyen bir çocuk varmış. Bu çocuk arkadaşlarının bisikletlerini görür ve onunda arkadaşları gibi bisikleti olmasını istermiş. Ekonomik durumları iyi olmasına rağmen babasının neden kendisine bisiklet almadığına bir türlü anlam veremeyen bu çocuk babasına bisiklet istediğini bir daha söyleme kararı almış ve sonunda söylemiş. Babası bu sefer bisiklet alacağını söylediğinde çok sevinen bu bisiklet meraklısı çocuk kendini bir anda babasıyla bir meyve sebze halinde gezinirken bulur. Babası sonunda bir kasa limon alır,çocuğu pazara bu limonları satması için götürür ve sonunda çocuğun merakını ortadan kaldıracak son sözü söyler; ‘’bu limonları sat istediğin bisikleti alalım’’. Çocuk büyük bir hevesle limonları satar ve 2 gün sonra babasıyla gidip istediği bisikleti alır. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra çocuk limon parasıyla böyle bir bisiklet alınamayacağının farkına varır ve babasının neden limonları satmasını istediğini ancak o zaman anlar. Bu hikaye çok tanıdık bir kişisel gelişim uzmanının gerçek hikayesidir. Baba isteseydi oğluna istediği bisikleti daha önce alabilirdi ama aynı zamanda çocuğunun hayatla ilgili bir şeyler öğrenmesini de istemişti.

Bu gerçek hikaye de kazanan kim oldu?

Bunun cevabı çok açık ortada. Çocuk ve babası. Baba çocuğunun hayatla ilgili bir şeyler yaşayıp öğrenmesini istemiş, çocukta bir bisiklete sahip olmak istemişti. Sonuç olarak ikisi de hedeflerine hiç kimseye zarar vermeden ulaşmıştı. İki tarafında kazanımı ile sonuçlanan bu tür olaylara ‘’kazan kazan’’ diyebiliriz. Çünkü ortada hem kaybeden yok hem zarar gören yok.             Eminim bu hikayenin sonucu hepimizin hoşuna gitmiştir ancak üzülerek söylüyorum ki gerçek hayatta böyle düşünerek hareket etmiyoruz. Ya ‘’kaybet kazan’’ ya da ‘’kazan kaybet’’ şeklinde hayatımıza devam ediyoruz çoğu zaman. Hoşumuza gitmeyen ,yapmak istemediğimiz,istediğimiz gibi sonuçlanmasını arzuladığımız olaylar da çoğu zaman kazan kaybet tarzı davranışlar sergileriz. Kazan kaybet tarzı davranışlarda önemli olan bizim hedefimize ulaşmamızdır. Başkalarının ne istediği ne hedefi olduğu önemli değildir. Günlük hayatta bir çok durumda bunu yapıyoruz. Biz istemediğimiz için başkaların isteklerini küçümser ya da görmezden geliriz. Adeta onları alt etmeye çalışırız. Bir diğer davranış tarzı olan kaybet kazanda ise önemli olan biz değil başkalarıdır. Başkası için biz her türlü fedakarlıkta bulunur,karşımızda ki kişinin hedefine ulaşması için her şeyi yaparız. Bu kişi bizim çocuğumuz,annemiz,babamız,çok yakın arkadaşlarımız olabilir. Bu tür bir durumda bilmeliyiz ki kendimize zarar veriyoruz. En başta böyle davranmak bir alışkanlık hali alacak ve zamanla kimseye hayır diyemeyeceğiz. Hayır da demez isek kendimize zarar vereceğiz.

Günlük hayatta uygulayabileceğimiz en iyi davranış tarzı ‘’ kazan kazan’’ şeklindedir. Çünkü isminden de anlaşılacağı üzere burada kaybeden kimse yoktur ve herkes amacına bir şekilde ulaşır,tam olarak ulaşmasa da kısmen ulaşır,kimse kırılmaz,zarar görmez,kişiler arası ilişkiler daha sağlıklı şekilde devam eder.

Yaz tatilinde çalışıp para biriktirmek isteyen bir çocukla, çocuklarını  bir yerde çalıştırmak istemeyen bir aileyi ele alalım.  Aile çocuğa bir yerde çalışması için izin vermezse kazan kaybet oluyor ve çocukları kaybediyor,çalışmasına izin verirse kendilerini huzursuz hissediyorlar,her an çocuklarının başına bir şeyler gelir korkusuyla yaşıyorlar.

Burada orta yol nasıl bulunur?

Çocuğun tek amacı para biriktirmek,ailenin korkusu da yabancı bir yerde çalışması. Böyle bir durumda ailenin güvenebileceği hatta tanıdığı bir yer bulması tam da istediğimiz sonuç olan ‘’kazan kazana’’ götürebilir.

Gündelik hayatta olaylara olan bakışımızı değiştirdiğimizde,esnek davrandığımız da,kendimizi karşımızda ki kişi yerine koyup onun tam olarak istediğini,amacını anladığımız da ‘’kazan kazan’’ şeklinde her ikimizin de kazanacağı bir orta yola çok yaklaştık demektir. Bu tür bir yaklaşım sergilediğimizde hem kendimizden ödün vermemiş oluruz hem de başkalarının isteklerine ulaşmasında pay sahibi oluruz. Umut ederim bundan sonra kişiler arası ilişkilerimiz daha verimli ve herkesin kazanacağı bir şekilde devam eder.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir