Emeğimin Karşılığı Bu Mu?

Misafirler için pastaneye birşeyler almaya gittim. Masanın birinde 2 tane genç kız oturuyordu ve ben onları müşteri zannetmiştim ancak masalarında herhangi bir yiyecek ya da içecek yoktu. Sinek kaydı traşlı,turkuaz  gömlekli ve kahverengi ayakkabılı pastane sahibi bir sandalye çekti ve kızların masasına oturdu ve hemen konuya girdiler. Kızlardan bir tanesi iş için geldiklerini söyledi. Adam bulaşıkcı arıyoruz çalışmak istersen gel dedi ve şartlarını sıraladı. 1 yıldan az çalışmayacak,15 günde 1 izin kullanacak ve aylık 600 TL maaş alacak.
Konuşma devam ederken ben pastaneden ayrıldım ancak elimde almış olduğum pastiş poşetiyle arabaya giderken Türkiye’de insan gücünün bu kadar ucuz ve değersiz olduğuna şahit olmanın burukluğunu hissettim.
Bana nasıl davrandılar?
Hocam çay için,tadına bakın,hocama tazelerinden verin…Bildiğiniz misafirperver esnaf konuşmaları.
Aradaki fark,insanların hayatta belli bir yaşa geldikten sonra sahip oldukları konum. Bu konum kendini maddi zenginlikle veya yapılan iyi bir işle belirler. Bunlar aynı zamanda insanlara hayatlarında saygınlıkta kazandırır.
Bir insan eğer ki hayatta bu ikisinden birisine sahip değilse ne yazık ki hayat insanlara şartlarını sunar ve insan öyle bir hale gelir ki bu şartları kabul etmek zorunda kalır. Sonra insan başkalarının çizdiği dar çerçevede  hayatını yaşamaya çalışır. Yaşarken ne zevk alır, ne de maddi bir yatırımda bulunabilir.
Emeğin karşılığı o kadar devasal ve paha biçilmezdir ki! ele geçen 3 haneli maaş geldiği gibi gider.
Yine aynı insan;
Hayatta hiçbirşey için geç olmadığını bilmeli
Kimsenin hayatını yönetmesine izin vermemelidir.
İnsanın dış dünyasında elde etmek istediği ve çaba sarfettiği hedefleri,iç dünyasında ona güç veren,onu mutlu ve güçlü hissettiren hayalleri olmalıdır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir